
Finding Serenity: A Journey Through Snowy Fairy Land
FluentFiction - Turkish
Loading audio...
Finding Serenity: A Journey Through Snowy Fairy Land
Sign in for Premium Access
Sign in to access ad-free premium audio for this episode with a FluentFiction Plus subscription.
Serkan karla kaplanmış peribacalarının arasında yürüyordu.
Serkan was walking among the fairy chimneys covered in snow.
Serin kış rüzgarı yüzüne çarpıyordu.
The cool winter wind was hitting his face.
Burnunun ucu kızarmıştı, ama o hissetmiyordu.
The tip of his nose was red, but he didn't feel it.
Aklı daima işteydi.
His mind was always on work.
Kapadokya'daki bu ruhani inzivada huzur bulmak istiyordu.
He wanted to find peace in this spiritual retreat in Kapadokya.
Leyla ise başka bir rüyadaydı.
Leyla, on the other hand, was in another dream.
Fırçalarını almış, beyaz örtüyle kaplanmış bu masalsı diyarın resmini yapmayı hayal ediyordu.
She had taken her brushes and was imagining painting this fairy-tale land covered with a white veil.
Leyla, sabah erkenden manzarayı izleyerek kahvesini yudumladı.
Leyla sipped her coffee early in the morning while watching the scenery.
Her bir kar tanesi yumuşakça toprağa düşerken ona yeni ilham kaynakları sunuyordu.
Each snowflake gently falling to the ground provided her with new sources of inspiration.
Fakat Serkan'ın telefonu her zamanki gibi çalıyordu.
However, Serkan's phone was ringing, as usual.
Mesajlar, e-postalar... Hepsi onun kafasını meşgul ediyordu.
Messages, emails... they were all occupying his mind.
İnziva merkezinin programı doluydu.
The retreat center's program was full.
Grup meditasyonları, yoga seansları ve doğa yürüyüşleri vardı.
There were group meditation sessions, yoga sessions, and nature walks.
Ancak Serkan'ın gözü sürekli telefondaydı.
Yet, Serkan's eyes were constantly on his phone.
Leyla, onun bu durumuna biraz üzülüyordu.
Leyla was a bit saddened by his situation.
Ama o da sessizliği ve huzuru seçmek istemişti.
But she, too, wanted to choose silence and peace.
Bir gün, Leyla diğer katılımcılarla meditasyon yapmayı önerdi.
One day, Leyla suggested meditating with the other participants.
Serkan başlangıçta tereddüt etti.
Serkan hesitated at first.
Ancak, bir gün olsun telefonunu bırakmanın iyi olabileceğine karar verdi.
However, he decided it might be good to leave his phone aside for just one day.
Meditasyon seansı, bir mağarada gerçekleşti.
The meditation session took place in a cave.
Mağara karla örtülü, masalsı bir güzelliğe sahipti.
The cave, covered in snow, had a fairy-tale beauty.
Herkes gözlerini kapattı, derin nefesler aldı.
Everyone closed their eyes, took deep breaths.
Serkan başlarda huzursuzdu.
Serkan was initially restless.
Ama yavaş yavaş kalbindeki huzuru hissetmeye başladı.
But slowly, he began to feel the peace within his heart.
Aniden, önceliklerinin ne olması gerektiğine dair bir farkındalığa ulaştı.
Suddenly, he gained an awareness of what his priorities should be.
İş, hayatta her şey değildi.
Work was not everything in life.
Kendi mutluluğu ve denge de önemliydi.
His own happiness and balance were also important.
Leyla ise meditasyonda gözlerini kapattığında, sanatında yeni bir kapı açıldığını hissetti.
As for Leyla, when she closed her eyes during meditation, she felt a new door open in her art.
Bütün renkler, desenler zihninde canlandı.
All the colors and patterns came to life in her mind.
İlhamı geri gelmişti.
Her inspiration had returned.
Kendisine güveni artmıştı.
Her confidence had increased.
Meditasyon sonrası, Serkan ve Leyla mağaradan yan yana yürüdüler.
After meditation, Serkan and Leyla walked out of the cave side by side.
Serkan, "Çok ihtiyacım varmış," dedi alçak sesle.
Serkan said softly, "I really needed this."
Leyla gülümsedi, "Denge, sanırım hepimize lazım," diye cevapladı.
Leyla smiled and replied, "I guess balance is something we all need."
Serkan, iş ve dinlenme arasında bir denge kurmayı öğrendi.
Serkan learned to establish a balance between work and rest.
Leyla ise başkalarıyla farklı alanlarda çalışmanın ilhamını keşfetti.
Leyla discovered the inspiration of working with others in different fields.
İkisi de birbiriyle daha derin bir bağ kurdu.
Both formed a deeper bond with each other.
Soğuk kış günleri, içlerini ısıtan bu deneyimle anlam kazandı.
The cold winter days found meaning with this experience that warmed their hearts.
Anladı ki bazen durup karşındaki manzarayı izlemen, kendini yeniden bulmanın başlangıcı olabilir.
They realized that sometimes stopping to watch the scenery before you can be the start of rediscovering yourself.