
Finding Her Voice: Emine's Magical Winter Tale
FluentFiction - Turkish
Loading audio...
Finding Her Voice: Emine's Magical Winter Tale
Sign in for Premium Access
Sign in to access ad-free premium audio for this episode with a FluentFiction Plus subscription.
Sıcak, kırmızı halıyla kaplı Küçük Ahşap Ev, kışın ortasında bir peri masalı gibi görünüyordu.
The warm, red-carpeted Küçük Ahşap Ev looked like a fairy tale in the middle of winter.
Pencerelerden dışarı, karla kaplı çam ormanı, ince bir beyaz battaniye gibi yayılmıştı.
Outside the windows, the snow-covered pine forest spread out like a thin white blanket.
Emine, sınıf arkadaşlarıyla birlikte bu mükemmel manzaraya bakarak rahat bir nefes aldı.
Emine took a deep breath as she gazed at this perfect view with her classmates.
Emine’nin kalbi hâlâ biraz hızlı atıyordu.
Emine’s heart was still beating a little fast.
Okul gezisi onu heyecanlandırsa da kaygılarını da beraberinde getirmişti.
Although the school trip excited her, it also brought with it some concerns.
Gruba dahil olup olmayacağından emin değildi.
She wasn't sure if she would fit into the group.
İçinde bir yerde, herkesle birlikte olmak için güçlü bir arzu vardı.
Somewhere inside her, there was a strong desire to be with everyone.
Fakat çekingenliği onun ayağına bağ gibiydi, her adım atışında çekiyordu.
But her shyness felt like a tie on her foot, pulling her back with every step she took.
Kerem yanı başında otururken, her zamanki neşesiyle arkadaş grubunu eğlendirmekle meşguldu.
Kerem sat next to her, busy entertaining their group of friends with his usual cheerfulness.
Safiye ise kitabına dalmış görünüyordu.
Safiye, on the other hand, seemed engrossed in her book.
Emine, yalnız hissettiği anlarda Safiye’nin sakin varlığından güç alıyordu.
Emine drew strength from Safiye’s calm presence in moments when she felt alone.
Belki de Safiye’den alacağı cesaretle, kendisini daha iyi ifade edebilirdi.
Perhaps with the courage she could gather from Safiye, she could express herself better.
Akşam olduğunda, herkes ahşap evin içindeki büyük şöminenin etrafına toplandı.
In the evening, everyone gathered around the large fireplace inside the wooden house.
Kerem, "Hadi, hikaye zamanı!" diye bağırdı.
Kerem shouted, "Come on, it's story time!"
Çeşitli hikayeler anlatılıyordu ama Emine onları sadece dinlemekle yetindi.
Various stories were being told, but Emine only listened to them.
Başka bir ses, içinden yükselmeye başladı: "Hadi, Emine. Bir kez olsun cesur ol."
Another voice began to rise from within her: "Come on, Emine. Be brave for once."
O an geldiğinde, Emine derin bir nefes aldı ve elini kaldırdı.
When the moment came, Emine took a deep breath and raised her hand.
"Ben de anlatmak istiyorum," dedi hafif bir titizlikle.
"I want to tell one too," she said with slight nervousness.
Herkes ona dönüp baktı.
Everyone turned to look at her.
Emine’nin kalbi kulağında çınlıyordu.
Emine’s heart pounded in her ears.
Ama şimdi geri çekilmek yoktu.
But there was no turning back now.
Anlatacağı hikaye, büyükannesinden duyduğu, büyülü bir kış masalıydı.
The story she would tell was a magical winter tale she had heard from her grandmother.
Hikaye, dinleyenleri içine çekerken, Emine’nin sesi daha da güçlendi.
As the story drew in the listeners, Emine’s voice grew stronger.
Bir sihir gibi salondaki herkes neşeyle ona odaklandı.
Like magic, everyone in the room focused on her with joy.
Kerem gülümsedi ve başıyla onayladı.
Kerem smiled and nodded in approval.
Safiye ise hafifçe başını sallayıp cesaret verdi.
Safiye lightly nodded her head, encouraging her.
Hikaye bittiğinde, sessizlik birkaç saniye sürdü.
When the story ended, there was silence for a few seconds.
Sonra Kerem alkışlamaya başladı ve diğerleri de ona katıldı.
Then Kerem started clapping, and the others joined in.
Emine kendini daha önce hiç hissetmediği kadar canlı hissetti.
Emine felt more alive than she ever had before.
Artık yalnız olmadığını biliyordu.
She knew she was no longer alone.
Sınıf arkadaşlarıyla birlikte olmanın sıcaklığı ve kabulü içini sarhoş ediyordu.
The warmth and acceptance of being with her classmates intoxicated her.
Ertesi sabah, öğrenciler yeni bir maceraya çıkarken Emine, Kerem ve Safiye’nin yanındaydı.
The next morning, as the students set out on a new adventure, Emine was beside Kerem and Safiye.
Kendine olan güveni yerine gelmişti.
Her confidence had been restored.
Artık biliyordu ki içindeki bireysellik, dışarı çıkıp parlamaya değerdi.
Now she knew that the individuality within her was worth letting out and shining.
Emine’nin gözleri parladı; çünkü kim olduğunu saklamadan da kabul görebileceğini öğrenmişti.
Emine’s eyes sparkled; she had learned that she could be accepted without hiding who she was.